Bu akşam Sinema Yerli’de Emin Alper’in politik başyapıtı: Cannes’da alkışlanan Kurak Günler, Selahattin Paşalı ve Ekin Koç’la dalgın izlemeyin

Özetle

  • 🎬 Kurak Günler
  • 📺 Sinema Yerli kanalında, saat 20:00’de
  • 🕵️‍♂️ Küçük bir kasabada geçen, politik gerilim ve toplumsal yozlaşmayı işleyen, atmosferiyle dikkat çeken bir Türk filmi

Kurak Günler, Emin Alper, Selahattin Paşalı, Ekin Koç, politik gerilim sineması… Bu akşam televizyonun karşısına oturan herkes için güçlü, tartışma çıkaran, sinema nerd’lerinin yıllardır el üstünde tuttuğu bir film geliyor. Saat 20:00’de Sinema Yerli’de yayınlanacak Kurak Günler, hem politik damarını hiç saklamayan yapısıyla hem de Türkiye sinemasının son on yılındaki en çarpıcı atmosfer yönetimlerinden biriyle ekranda bambaşka bir akşam vaat ediyor.

Kurak Günler Neden Hâlâ Bu Kadar Konuşuluyor?

Emin Alper’in filmografisinde Tepenin Ardı, Abluka ve Kız Kardeşler’den sonra gelen bu dördüncü uzun metraj, yönetmenin artık iyice kristalleşmiş politik gerilim üslubunu neredeyse laboratuvar ortamında sergiliyor. Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre’nin içine düşmüş olduğu güç ağları, filmde yalnızca karakterlerin derdi değil; Türkiye’nin toplumsal hafızasının da bir izdüşümü. Kuraklık, kasabanın görünürdeki sorunu olsa da, aslında kuruyan şey etik, adalet, dayanışma ve daha fazlası.

Selahattin Paşalı’nın genç ve idealist savcı Emre’yi bedenleyişi, yalnızlığı ve kontrolsüz gücün ortasında sıkışmışlığı neredeyse fiziksel bir huzursuzlukla geçiriyor. Ekin Koç’un belediye başkanı Selim performansı ise tam karşı kutupta; sakin, yerleşik, hatta “fazla bilindik” bir karanlık. Bu iki oyuncunun daha önce de Alper projelerinde birlikte çalışmış olması, aralarındaki gerilimi daha organik kılıyor. Film boyunca arka planda duyulan hafif çatırdamayı, iki aktörün kimyası kendi kendine yaratıyor.

Film tamamen kurgusal olsa da, içerdiği güç ilişkileri ve toplumsal yaralar öylesine tanıdık ki, Kurak Günler bazen belgesel kadar gerçek hissettiriyor. Alper’in senaryosu, Türkiye’nin yıllardır tartıştığı iktidar yapılarının küçük bir kasabada nasıl yeniden üretildiğini berrak bir şekilde gösteriyor. Bu berraklık, filmi zaman zaman rahatsız edici, daha doğrusu rahatsız etmeyi seven bir yapıya dönüştürüyor.

Bu Akşam TV’de Kurak Günler Neden Kaçırılmamalı?

Kurak Günler’in Cannes’daki Un Certain Regard prömiyerinden bu yana aldığı övgüler zaten biliniyor ama televizyon ekranının filme ayrı bir değer kattığı da açık. Sinema salonundan farklı olarak, televizyon izleyicisiyle daha ev içi, daha gündelik bir bağ kuruyor. Bu bağlamda politik gerilim, seyircinin içine sızmak için daha geniş bir alan buluyor.

Filmin özellikle merak uyandıran yanı, Yanıklar kasabasının neredeyse bir karakter olarak işlenmesi. Coğrafyanın kuraklığı, filmin atmosferine yalnızca arka plan değil; olayları tetikleyen, karakterlerin ruh halini belirleyen bir güç. Yönetmenin kadrajı, Anadolu’nun sıcaklığını değil, kuruyup kabuk bağlamış yüzeylerini takip ediyor. Her sahne, toprağın çatlaklarından yükselen gizli bir öfke içeriyor.

Emin Alper’in dijital platformlara yönelerek Alef ve İnsanlar gibi projelerde kurduğu karanlık dünyanın kökleri özellikle bu filmde belirginleşiyor. Kurak Günler, Alper’in televizyon ve dijital formata geçişinde estetik olarak nereden geldiğini anlamak için de çok değerli. Bir anlamda sinema dilinin bir dönüm noktası gibi okunabilir.

  • Cannes başarısı sonrası sınırlı dağıtım görmesi, filmi geniş kitleler için hâlâ “keşfedilmemiş hazine” statüsünde tutuyor.
  • İzleyicilerin “taş gibi politik gerilim” yorumları, filmi tartışmalı ama etkili kılıyor.

Bu akşam 20:00’de Sinema Yerli ekranında yayınlanacak Kurak Günler, oyunculukları, atmosferi ve sinema diliyle yalnızca bir film değil; Türkiye’nin yakın dönem sinemasında açtığı tartışmalarla küçük bir kültürel kırılma noktası. Özellikle politik alegorileri çözümlemeyi seven, kasaba hikâyelerindeki yozlaşma katmanlarına meraklı izleyiciler için bulunmaz bir fırsat.

Unutmadan: Filmin yapım sürecindeki küçük trivia’lar da ayrı bir tat katıyor. Örneğin afişin Arda Aktaş tarafından tasarlanması ya da filmin “Balkaya” adıyla başlayıp yön değiştiren üretim süreci… Bu detaylar, Kurak Günler’in arka planını daha da zenginleştiriyor. Ayrıca Paşalı–Koç ikilisinin Alper projelerinde tekrar eden ortaklığı, adeta yönetmenin kendi repertuarına kurduğu bir “oyuncu evreni” hissi yaratıyor.

Gecenin sonunda film bittiğinde, Yanıklar kasabasının tozunu atmak pek kolay olmayabilir. Politik gerilimi sevenler için doyurucu; sinema nerd’leri içinse referanslarla dolu bir sofra. Televizyon akşamına iyi giden türden bir ağırlık ve iyi anlamda sindirmesi güç bir tat… Tam da Kurak Günler’in sevdiği gibi.

Kurak Günler'i bu akşam izleyecek misin?
Kesinlikle izliyorum
Merak ettim izlerim
Kararsızım
Pek ilgimi çekmedi
Daha önce izlemiştim

Yorum yapın