Torunuyla Eskisi Gibi Konuşamayan Büyükanneler Bu 5 Değişikliği Yapınca İlişkilerini Kurtarıyor

Dünün o minnoş bebeği bugün kapısını çalınca “Meşgulüm!” diye bağırıyor, telefonunuza “Tamam büyükanne” diye tek kelimelik mesajlar atıyor ve ziyarete geldiğinizde gözleri telefonundan bir saniye bile kalmıyor. İçiniz acıyor çünkü o çocuğu kucağınızda sallarken kurduğunuz hayaller, birlikte kahkaha attığınız anılar sanki bir anda buharlaşıverdi. Peki bu mesafe gerçekten bir kopuşun işareti mi, yoksa ergenliğin doğal bir parçası mı?

Kapanan Kapının Arkasında Ne Var?

Torunuzun sizi reddediyor gibi hissetmeniz, aslında onun sizi sevmediği anlamına gelmiyor. Ergenlik dönemi, beynin yeniden yapılandığı kritik bir evre ve bu süreçte gençler kimlik arayışına girerler. Erik Erikson’un teorisine göre bu dönem, kimlik kazanımı ile rol karmaşası arasında gidip gelen bir geçiş evresidir. Sizden uzaklaşması, sizinle sorunu olduğundan değil; kim olduğunu keşfetmeye çalıştığından kaynaklanıyor.

Ergenler, aile üyelerinden duygusal olarak uzaklaşırken aslında onların varlığına hâlâ derin bir ihtiyaç duyuyorlar. Fark şu: Bu ihtiyacı farklı şekillerde ifade ediyorlar. Kucaklaşmak yerine yan yana sessizce film izlemek, uzun sohbetler yerine kısa ama anlamlı bakışlar. Büyükanne ve büyükbabalar için bu değişim kafa karıştırıcı olabilir ama aslında ilişkinin formu değişiyor, özü değil.

Bağı Koparmadan Mesafeyi Korumak

Peki siz ne yapabilirsiniz? İlk adım, torunuzun bu yeni dünyasına zorla girmeye çalışmamak. “Neden benimle konuşmuyorsun?” diye sitem etmek yerine, onun sessizliğine saygı göstermek gerekiyor. Bu kolay değil, biliyorum. Ama gençler baskı hissettiklerinde daha da içlerine kapanıyorlar. Sizin yaklaşımınız ne kadar yumuşak olursa, onların size açılma ihtimali o kadar artar.

Yeni İlgi Alanlarına Merak Gösterin

Torunuzun şu an nelerle ilgilendiğini biliyor musunuz? Hangi müziği dinliyor, hangi içerik üreticilerini izliyor, arkadaşlarıyla ne tür oyunlar oynuyor? Ona yargılamadan bu konularda sorular sormak, ilgi gösterdiğinizi hissettirir. “Bu müziği ben anlamam” demek yerine “Bu şarkıyı neden seviyorsun?” diye sormak, aranızdaki köprüyü güçlendirir. Belki onun dünyasını tamamen anlayamazsınız ama anlamaya çalıştığınızı göstermek bile çok değerlidir.

Dijital Dünyada Buluşma Noktaları Yaratın

Belki telefonunda geçirdiği o saatler sizce anlamsız görünüyor ama onun için bu, sosyal yaşamının merkezi. WhatsApp’tan zaman zaman esprili mesajlar atmak, ilginç bir video gördüğünüzde paylaşmak veya ona “Bunu görünce seni düşündüm” demek, fiziksel mesafe olsa bile duygusal yakınlık sağlar. Uzun vaazlar yerine kısa, samimi dokunuşlar ergenlerle iletişimde çok daha etkili. Dijital araçlar düşman değil; aslında size yeni bir bağlantı kapısı sunuyor.

Zorlamadan Birlikte Vakit Geçirme Fırsatları

Torunuzla “kaliteli zaman geçirme” dayatması yerine, onun doğal olarak katılabileceği aktiviteler planlayın. Belki sinemaya gitmek, belki sevdiği bir yemeği birlikte hazırlamak ya da basitçe markete giderken yanınıza alıp yolda dondurma almak. Ergenler resmi “aile günleri”nden hoşlanmazlar ama spontane, baskısız anları severler. Bu tür anlar, zorlanmadan oluştuğu için çok daha kalıcı izler bırakır.

Sınır ve Özgürlük Dengesi

Büyükanne olmak, ebeveyn olmaktan farklı bir pozisyon. Siz kural koyucu değilsiniz; sizin rolünüz daha çok güvenli liman olmak. Ama bu, tamamen sınırsız olmanız gerektiği anlamına gelmez. Ergenler aslında sınırlara ihtiyaç duyarlar çünkü bu onlara güven verir. Belirsizlik onları endişelendirir.

Torunuz evinize geldiğinde telefonla saatlerce odasına kapanıyorsa, “Bak canım, burada olduğun sürece en azından bir öğünü birlikte yiyelim, sonra istediğin gibi vakit geçirebilirsin” diyebilirsiniz. Bu hem saygı gösterir hem de aranızda bir ritüel oluşturur. Küçük ama tutarlı ritüeller, ergenlik döneminde çok anlamlı hale gelir.

Duygusal Hesap Cüzdanınızı Doldurun

Stephen Covey’nin “duygusal banka hesabı” kavramı burada çok değerli. Her olumlu etkileşim hesaba para yatırmak, her çatışma ise para çekmek gibidir. Torunuzla olan ilişkinizde sürekli “Neden aramıyorsun?”, “Eskiden böyle değildin” gibi ifadeler hesaptan para çeker. Oysa onu koşulsuz kabul etmek, küçük başarılarını fark etmek, onun fikirlerine değer vermek hesabı güçlendirir.

Torunuz size bir şey anlattığında, telefonunuzu bırakıp ona odaklanmak, fikrini ciddiye almak ve “Bu çok ilginç, devam et” demek gibi küçük jestler, duygusal hesabınıza sürekli yatırım yapar. Zaman içinde bu hesap öyle bir büyür ki, zor zamanlarda bile ilişkinizi ayakta tutar.

Sessiz Anlarda Bile Varlığınızı Hissettirin

Bazen en değerli şey, hiçbir şey söylemeden yanında olmaktır. Torunuz kitap okurken siz de yan koltukta örgü örebilirsiniz. Konuşmak zorunda değilsiniz. Bu sessiz birliktelik, özellikle içine kapanık ergenlere rahatlık verir. Onlar bilir ki siz oradasınız, ihtiyaç duyduklarında. Bu tür anlar, belki konuşarak geçirilen saatlerden çok daha derin bir bağ yaratır.

Kendinize Karşı Nazik Olun

Bu süreci yaşarken kendinizi suçlamayın. “Acaba yanlış bir şey mi yaptım?” diye düşünmek normal ama muhtemelen hiçbir şey yanlış yapmadınız. Torunuzun uzaklaşması, sizin değersiz olduğunuz değil; onun büyüdüğü anlamına geliyor. Ve evet, bu acıtıyor. Bu acıyı hissetmenize izin verin ama onun içinde kaybolmayın.

Torunun senden uzaklaşması seni nasıl hissettiriyor?
Reddedilmiş ve üzgün
Anlayışlı ama özlemle dolu
Normal karşılıyorum büyüyor
Kızgın ve hayal kırıklığına uğramış
Bilmiyorum ne yapacağımı

Diğer büyükanne ve büyükbabalarla bu deneyimlerinizi paylaşmak da iyileştirebilir. Birçok kişi aynı şeyi yaşıyor ve bu duyguları paylaşmak yalnız olmadığınızı hatırlatır. Belki mahallenizdeki yaşlılar merkezinde, belki online gruplarda, belki de eski arkadaşlarınızla kahve içerken bu konuyu açmak size iyi gelecektir. Anlaşıldığınızı hissetmek, bu zorlu süreci daha katlanılabilir kılar.

Fırtınadan Sonraki Güneş

İşte umut verici haber: Ergenlik sonrası gençlerin yirmili yaşlarına girdiklerinde büyükanne ve büyükbabaları ile ilişkilerini yeniden güçlendirdikleri gözlemleniyor. Şu an kapanan o kapı, birkaç yıl sonra yeniden açılabilir. Ve o zaman torunuz size farklı bir gözle bakacak: Artık bir yetişkin olarak, sizin bilgeliğinize, deneyiminize ve koşulsuz sevginize yeni bir saygıyla.

Birçok genç yetişkin, ergenlik döneminde büyükanne ve büyükbabalarına karşı mesafeli davrandıkları için pişmanlık duyuyor. Otuzlu yaşlarına geldiklerinde ise o günleri hatırlayıp “Keşke daha fazla vakit geçirseydim” diyorlar. Bu, sizin şimdi gösterdiğiniz sabrın gelecekte karşılığını bulacağının işareti.

Bu yolculukta sabırlı olun. Tohumlar toprak altındayken bile büyümeye devam eder. Sizin torunuzla kurduğunuz bağ da öyle. Görünmez olabilir, sessiz olabilir ama orada, derinde, kök salmaya devam ediyor. Sizin göreviniz onu sulamayı bırakmamak ama boğmamak. Çünkü sevgi, bazen en çok mesafe verdiğinde kendini gösterir. Bugün attığınız her küçük adım, yarının sağlam ilişkisinin temeli oluyor.

Yorum yapın