Oturma odasında televizyon izin kuralları tartışması yine alevlendiğinde, beş yaşındaki Ege anneannesine dönerek “Sen izin veriyorsun ama annem vermiyor” dediğinde, aslında üç neslin kesiştiği kritik bir anın tam ortasındasınız. Bu sahne binlerce evde her gün tekrarlanıyor ve ardında yatan gerçek, teknoloji ya da şeker miktarından çok daha derin: Farklı nesillerin sevgi dillerinin çarpışması.
Neden Her Nesil Farklı Ebeveynlik Yapıyor?
Bugünün anne-babaları çoğunlukla disiplin odaklı, otoriter bir dönemde büyüdü. Büyükanne ve büyükbabalar ise kendi ebeveynlik deneyimlerini yaşarken ekonomik zorluklar, daha kalabalık aileler ve sınırlı kaynaklarla mücadele ediyordu. Şimdi torun sahibi olduklarında ise hem maddi hem duygusal açıdan daha rahatlar ve telafi etme güdüsü devreye giriyor.
Ancak asıl mesele burada: Bugünün ebeveynleri sosyal medyadan, uzman podcastlerinden ve pedagoji kitaplarından aldıkları bilgilerle donanmış durumda. Duygusal zeka, sınır koyma teknikleri, ekran süresi kısıtlamaları gibi kavramlar onların gündeminde. Büyükanne-büyükbabalar ise deneyime ve içgüdülerine güveniyor: “Siz de böyle büyüdünüz, bir şeyiniz olmadı” cümlesi tam da bu güvenin dışavurumu.
Çocuklar Gerçekten Manipüle Mi Ediyor?
Yedi yaşındaki Zeynep, annesine “Babaanne hep pasta yapıyor bana” derken kötü niyetli değil aslında. Çocukların bilişsel gelişim aşamalarında, özellikle 4-8 yaş arasında, farklı otoritelerin farklı kuralları olduğunu fark etmeleri doğal bir süreç. Bu yaşta stratejik düşünme becerileri gelişiyor ve çocuklar hangi ortamda hangi davranışın işe yaradığını test ediyor.
Bunu manipülasyon olarak etiketlemek yerine, çocuğun çevresini anlamlandırma çabası olarak görmek gerekiyor. Evet, “Dede izin veriyor” diyerek bir kazanç elde etmeye çalışıyor olabilir, ama bu durum aslında yetişkinlerin tutarsız mesajlar gönderdiğinin de işareti.
İki Neslin Ortak Hatasının İzini Sürmek
Ebeveynler sıklıkla büyükanne-büyükbabaları çocuğun yanında eleştiriyor: “Anneanne yine şekerleme vermiş sana, değil mi? Söyledim ona…” Bu yaklaşım çocuğa iki şey öğretiyor: Birincisi, büyükanne-büyükbabanın otoritesi sorgulanabilir. İkincisi, yetişkinler arasında tutarlılık yok.
Öte yandan büyükanne-büyükbabalar da ebeveynlerin kurallarını hafife alan yorumlar yapabiliyor: “Annen çok katı, biraz daha esnek olsa keşke” gibi cümleler çocuğun gözünde anne-babanın kredibilitesini zedeliyor. Her iki davranış da çocuğun güvenli bağlanma ihtiyacını tehdit ediyor çünkü tutarlı, öngörülebilir bir dünyaya ihtiyaçları var.
Kuralların Esnekliği ile Kaosun Sınırı
Farklı ortamlarda farklı kurallar olması çocuklar için mutlaka zararlı değil. Tam tersine, uyum sağlama becerisini geliştiriyor. Kreşte, okulda, evde, büyükanne evinde farklı beklentiler olacağını öğrenen çocuk sosyal esneklik kazanıyor.
Kritik nokta şu: Bu farklılıkların çocuğa net bir şekilde açıklanması ve temel değerlerde tutarlılık sağlanması. Büyükanne evinde biraz daha fazla televizyon izlenebilir, ama saygı, nezaket ve güvenlik kuralları her yerde aynı olmalı.
Müzakere Edilebilir ve Edilemez Alanları Belirlemek
Aileyle oturup somut bir liste oluşturmak, hayal edilenden çok daha işlevsel. İşte temel kategoriler:
- Müzakere edilemez alanlar: Güvenlik kuralları (oto koltuğu, baş koruyucu, sokağa çıkma yaşı), sağlık konuları (alerji, ilaç saatleri) ve temel değerler (şiddet içerikli oyunlar, saygı sınırları)
- Esneklik sağlanabilir alanlar: Uyku saati esnekliği, yemek seçenekleri, eğlence aktiviteleri gibi konular büyükanne-büyükbabaların kendi alanlarını yaratabilecekleri konular olabilir
Bir aile bu listeyi hazırlarken, büyükbabanın “Bizde cumartesi kahvaltıları özel, istediğimiz kadar krep yiyoruz” kuralını kendine özgü ritüel yapması, çocuğun o evi dört gözle beklemesini sağlıyor.
İletişim Kanallarını Çocuksuz Açmak
En büyük hatalardan biri, bu konuları çocuğun yanında tartışmak. Yetişkinler arası anlaşmazlıklar mutlaka çocuğun olmadığı ortamlarda, sakin ve çözüm odaklı bir dille ele alınmalı. “Anne, Ayşe’ye çikolata verdiğinde kurallarımı hiçe sayıyorsun” suçlaması yerine, “Anne, şeker konusunda endişelerimi paylaşmak istiyorum, birlikte nasıl bir yol bulabiliriz?” yaklaşımı kapıları açıyor.

Büyükanne-büyükbabaların da dinlenme ihtiyacı var. Belki ebeveynlerin katı gördükleri kuralların ardında ciddi bir neden vardır: Çocuğun dikkat eksikliği, uyku problemi ya da alerji gibi görünmeyen zorluklar. Bu bilgilerin şeffaf paylaşılması empati köprüsü kuruyor.
Çocuğa Her Evin Kendi Dili Olduğunu Öğretmek
Üç yaşından itibaren çocuklar bağlam farkını anlayabilir. “Anneanne evinde anneanne kuralları var, bizim evimizde bizim kurallarımız” açıklaması, çocuğun bilişsel haritasında net bölmeler oluşturmasına yardımcı oluyor. Bu yaklaşım çocuğun “ama dede izin verdi” argümanını etkisiz hale getirmiyor mu? Tam tersine, çocuk hangi ortamda neyin geçerli olduğunu öğrendiğinde, beklentileri netleşiyor ve anksiyetesi azalıyor.
Bir ebeveyn şöyle anlatıyor: “Oğluma ‘Babaanne evinde ekran kuralları farklı, çünkü orada haftada bir gidiyoruz ve özel zaman. Evimizde her gün olduğu için farklı kurallara ihtiyacımız var’ dedim. İlk başta itiraz etti ama sonra kreşte de, evde de farklı kurallar olduğunu fark edince kabullendi.”
Büyükanne-Büyükbabaların Eşsiz Rolünü Korumak
Araştırmalar büyükanne-büyükbabalarla kaliteli zaman geçiren çocukların duygusal refahının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Çünkü bu ilişki ebeveyn-çocuk dinamiğindeki performans baskısından uzak, daha saf bir sevgi alanı sunuyor.
Ebeveynler için zor olan şey, bu alanı korurken sınırları da çizmek. Ama unutulmamalı ki büyükanne-büyükbabaların şımarttığı çocuklar aslında sevginin farklı tonlarını tanıma şansı buluyor. Ebeveyn sevgisi sorumluluk, disiplin ve geleceği düşünme ile harmanlanmışken, büyükanne-büyükbaba sevgisi anı yaşama, hoşgörü ve koşulsuz kabul üzerine kurulu.
Ortak Deneyimler Yaratmak
Üç nesli bir araya getiren aktiviteler, doğal sınır belirleme fırsatları sunuyor. Piknikte, müze gezisinde ya da bahçe işlerinde herkes bir rol üstlendiğinde, çocuk yetişkinlerin işbirliği yaptığını görüyor. Büyükbaba ateş yakarken babanın yardım etmesi, annenin anneanneden yemek tarifi alması, çocuğa güçlü bir mesaj veriyor: Bu insanlar bir ekip.
Ayrıca düzenli aile toplantıları, sadece sorun çıktığında değil, her ayın belirli günü toplanma rutini oluşturmak, ilişkinin temelini güçlendiriyor. Bu toplantılarda çocuğun da görüşleri alınabilir: “Bu ay babaanne evinde en çok neyi sevdin? Ne zordu?”
Kültürel Aktarımın Gücünü Hafife Almamak
Büyükanne-büyükbabalar aile hikayelerinin, geleneklerin ve kültürel belleğin taşıyıcısı. Modern ebeveynlik trendleri önemliyse de, bir çocuğun köklerini bilmesi, nereden geldiğini anlaması kimlik gelişimi için kritik.
Belki büyükbaba hala “erkekler ağlamaz” gibi eskimiş kalıplara sahip, ama o aynı zamanda çocuğa dedesinin köyünü, yıllardır unutulan türküleri ve kaybolmak üzere olan el işlerini de öğretiyor. Ebeveynlerin görevi, zararlı kalıpları yumuşak müdahalelerle dönüştürürken, değerli aktarımı desteklemek.
Bu denge hassas bir dans: “Baba, Efe ağladığında ‘erkek ol’ yerine duygularını ifade etmesine yardımcı olabilir misin?” gibi öneriler, büyükbabayı köşeye sıkıştırmadan davranış değişikliği yaratıyor.
Gerginlik Anlarını Fırsata Çevirmek
Her anlaşmazlık aslında ilişkiyi derinleştirme şansı. Büyükanne çocuğa söz verilen bir şeyi yasakladığında ya da ebeveyn büyükbabanın yöntemini eleştirdiğinde, masa başına oturup neden farklı düşündüklerini konuşmak, sadece o anı çözmekle kalmaz, gelecekteki krizleri de önler.
Bir anne şöyle aktarıyor: “Annem kızıma sokakta bağırdığında çok sinirlenmiştim. Ama sonra oturup konuştuğumuzda, annemin aslında güvenlik endişesi yaşadığını, kontrol kaybı korkusu duyduğunu öğrendim. Birlikte güvenlik kurallarını netleştirince, annem rahatladı ve bağırma ihtiyacı ortadan kalktı.”
Her neslin sevgi gösterme biçimi farklı, ama hedefi aynı: Çocuğun mutluluğu ve güvenliği. Bunu hatırlamak, en sert anlaşmazlıklarda bile ortak zemin bulmayı kolaylaştırıyor. Çocuklar ne manipülatör ne de mağdur; onlar sadece etraflarındaki yetişkinlerin yarattığı dünyayı anlamlandırmaya çalışan küçük insanlar. Onlara tutarlı, sevgi dolu ama esnek bir çerçeve sunmak, üç neslin de sorumluluğu.
İçerik Listesi
